Çocukların Cinsel İstismarı Suçu - TCK 103

Çocukların Cinsel İstismarı Suçu (TCK 103) Ceza ve Yargıtay Kararları | 2026

Çocukların Cinsel İstismarı Suçu (TCK 103) Nedir? Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesi; 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı her türlü cinsel davranışı ve 15-18 yaş arasındaki çocuklara karşı cebir, tehdit veya hile ile gerçekleştirilen cinsel davranışları suç olarak tanımlar. Temel ceza; sarkıntılıkta 3-8 yıl, basit cinsel istismarda 8-15 yıl, vücuda organ ya da cisim sokulmasında en az 16 yıl hapistir. Mağdurun 12 yaşını tamamlamamış olması halinde alt sınırlar yükseltilmektedir. Suç re’sen soruşturulur; çocuğun rızası hukuki geçerlilik taşımaz. Nitelikli hallerde ve bitkisel hayat/ölüm neticesinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilir.

Sarkıntılık (103/1)

3-8 yıl hapis
12 yaş altı: min 5 yıl

Basit İstismar (103/1)

8-15 yıl hapis
12 yaş altı: min 10 yıl

Organ/Cisim (103/2)

Min 16 yıl hapis
12 yaş altı: min 18 yıl

Nitelikli Haller (103/3-4)

Temel ceza + 1/2 artırım

Ölüm / Bitkisel Hayat

Ağırlaştırılmış müebbet

Şikayet

Resen – şikayet aranmaz (sarkıntılık-çocuk fail istisnası)

Uzlaştırma

Uygulanamaz

Görevli Mahkeme

Ağır Ceza Mahkemesi

TCK Madde 103 – Çocukların Cinsel İstismarı Kanun Metni (Güncel)

Aşağıdaki metin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinin 24/11/2016 tarihli 6763 sayılı Kanun değişiklikleri dahil güncel halidir. Kanun metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.

TCK Madde 103 – Çocukların Cinsel İstismarı(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden;

a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,

b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar, anlaşılır.

(2) (Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/13 md.) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz yıldan az olamaz.

(3) Suçun;

a) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından,

d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,

e) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Suç Nedir? Korunan Değer ve Temel Kavramlar

TCK 103, “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” başlığı altında yer alır. Korunan asıl değer; çocukların cinsel dokunulmazlığı, bedeni ve ruhsal bütünlüğü ile sağlıklı cinsel gelişim hakkıdır. Kanun koyucu, yetişkinlerden farklı olarak çocuklar söz konusu olduğunda cinsel özerklik hakkını henüz oluşmamış saymış; bu nedenle çocuğun rızasını kural olarak hukuken geçersiz kabul etmiştir.

Madde gerekçesinde vurgulanan temel ilke şudur: 15 yaşını tamamlamamış çocuklar fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayacak olgunluğa sahip değildir. Bu nedenle bu yaş grubuna yönelik her türlü cinsel davranış, rıza gösterilmiş olsa dahi suçtur. Yetişkinlerdeki cinsel saldırı suçundan farklı olarak “istismar” kavramı bilinçli biçimde seçilmiş; çocuğun güven ilişkisinin araçsallaştırılmasını ön plana çıkarmıştır.

Yaş Sınırları ve Hukuki Sonuçları

TCK 103’te üç farklı yaş grubu ayrı hukuki rejime tabidir. Bu ayrımın doğru kurulması suçun nitelendirilmesinde ve cezanın belirlenmesinde belirleyici öneme sahiptir.

0-12 Yaş Arası

  • Rıza hukuken geçersiz
  • Her türlü cinsel davranış suçtur
  • Alt sınırlar yükseltilmiş: sarkıntılık min 5 yıl, istismar min 10 yıl, organ/cisim min 18 yıl
  • En ağır korunan grup

12-14 Yaş Arası (15’ten küçük)

  • Rıza hukuken geçersiz
  • Her türlü cinsel davranış suçtur
  • Sarkıntılık min 3 yıl, istismar min 8 yıl, organ/cisim min 16 yıl
  • TCK 103/1-a bendi uygulanır

15-17 Yaş Arası

  • Rıza geçerli – ancak koşullu
  • Yalnızca cebir, tehdit, hile ile TCK 103 uygulanır
  • Rızaya dayalı cinsel ilişki: TCK 104
  • Rızaya dayalı cinsel temas: suç oluşturmaz (TCK 102/104 değerlendirmesi)

“Algılama Yeteneği Gelişmemiş Olan Çocuk” Hükmü: TCK 103/1-a bendi, 15 yaşını tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocukları da koruma altına alır. Ağır zihinsel engeli olan ya da bilişsel gelişimi yetersiz kalan ve bu nedenle fiilin anlamını kavrayamayan 15-17 yaş grubu çocuklar da TCK 103/1-a kapsamında değerlendirilebilir. Bu husus savunmada ve mağdur temsilinde özellikle dikkat edilmesi gereken bir noktadır.

Avukata Sor

Çocukların cinsel istismarı davalarında hem sanık savunması hem mağdur ailesi temsili için uzman bir ceza avukatıyla çalışmak kritik önem taşır.

Ankara Ceza Avukatı
Ankara Avukat

Çocuğun Rızasının Önemi ve Hukuki Geçersizliği

Cinsel saldırı suçundan (TCK 102) farklı olarak çocukların cinsel istismarı suçunda mağdurun rızası, TCK 103/1-a bendi kapsamındaki çocuklar (15 yaşını tamamlamamış olanlar) için suçun oluşmasını engellemez.

Bu hükmün hukuki dayanağı şudur: belirli bir yaşın altındaki çocuklar, cinsel fiilin mahiyetini, olası sonuçlarını ve hukuki anlamını değerlendirme kapasitesine sahip değildir. Bu nedenle verilen “rıza” gerçek bir serbest irade beyanı sayılmaz; aksine çocuğun içinde bulunduğu psikolojik ve sosyal savunmasızlık durumunun yansımasıdır.

Yargıtay’ın İstikrarlı İçtihadı: Yargıtay, 15 yaşını tamamlamamış mağdurun “istekli davrandığını” ya da “kendi isteğiyle katıldığını” ileri süren savunmaları tutarlı biçimde reddetmektedir. Bu kategorideki her türlü cinsel davranış, karşı tarafın tutumundan bağımsız olarak suçtur. Mağdurun “rızalı” görünmesi mahkûmiyet kararını engellemez; yalnızca mahkemenin cezayı belirlerken alt sınıra yakın karar vermesinde etkili olabilir.

Sarkıntılık ile Cinsel İstismar Arasındaki Fark

TCK 103/1, sarkıntılık ile basit cinsel istismarı aynı fıkra içinde farklı ceza aralıklarıyla düzenlemiştir. Bu ayrım; ceza miktarını belirlemekle kalmaz, özellikle failin çocuk olduğu davalarda şikayet koşulunu da etkiler.

Kriter Sarkıntılık (Alt Kademe) Basit Cinsel İstismar (Üst Kademe)
Nitelik Ani, kısa süreli, yüzeysel cinsel davranış Sarkıntılık sınırını aşan, yoğun, süreli cinsel davranış
Penetrasyon Yok Yok (varsa TCK 103/2 uygulanır)
Süre ve yoğunluk Ani, kısa, anlık Daha uzun süreli, ısrarlı
Ceza (genel) 3-8 yıl hapis 8-15 yıl hapis
Ceza (12 yaş altı) Min 5 yıl hapis Min 10 yıl hapis
Fail çocuksa şikayet Şikayete bağlı Resen soruşturulur

Ceza Tablosu: Tüm Haller ve Miktarlar
Ceza Tablosu: Tüm Haller ve Miktarlar

Ceza Tablosu: Tüm Haller ve Miktarlar

Hal Mağdur 12+ Yaş Mağdur 12 Yaş Altı
Sarkıntılık (103/1) 3 – 8 yıl hapis Min 5 yıl hapis
Basit cinsel istismar (103/1) 8 – 15 yıl hapis Min 10 yıl hapis
Organ/cisim sokulması (103/2) Min 16 yıl hapis Min 18 yıl hapis
Nitelikli hal + sarkıntılık (103/3) 4,5-12 yıl hapis Min 7,5 yıl hapis
Nitelikli hal + basit istismar (103/3) 12-22,5 yıl hapis Min 15 yıl hapis
Nitelikli hal + organ/cisim (103/3) Min 24 yıl hapis Min 27 yıl hapis
Cebir/tehdit ek artırımı (103/4) +1/2 ek artırım +1/2 ek artırım
Ölüm / bitkisel hayat (103/6) Ağırlaştırılmış müebbet Ağırlaştırılmış müebbet

Nitelikli Haller – TCK 103/3

TCK 103/3’te sayılan beş nitelikli hal, suçun belirli koşullarda işlenmesini daha ağır yaptırıma bağlar. Bu hallerin her birinin ayrı ayrı irdelenmesi suçun doğru nitelendirilmesi açısından zorunludur.

TCK 103/3-a: Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte İşlenme

İki ya da daha fazla kişinin suçun icra hareketlerine fiilen birlikte katılmasını gerektirir. Yalnızca gözetleme veya yardımcı olma bu nitelikli hali oluşturmaz; her failin fiili icra hareketine katılması aranır. Yargıtay bu koşulu titizlikle uygulamaktadır.

TCK 103/3-b: Toplu Yaşam Ortamından Yararlanma

Yurt, kamp, yatılı okul, bakım evi, çocuk ıslahanevi gibi insanların zorunlu olarak bir arada yaşadığı ortamların sağladığı erişim imkânının kötüye kullanılmasıdır. Bu ortamların yarattığı yakınlık ve denetim eksikliği suçu kolaylaştırdığından ağır yaptırım öngörülmüştür.

TCK 103/3-c: Kan veya Kayın Hısımlığı ve Üvey Akraba

Üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısımlarının (dede, amca, dayı, hala, teyze ve bunların eşleri dahil) yanı sıra üvey baba, üvey ana, üvey kardeş ve evlat edinen tarafından işlenmesi bu kapsamdadır. Kan hısımlığı, aile içindeki güven ve otorite ilişkisinin araçsallaştırılmasını ifade eder.

TCK 103/3-d: Vasi, Eğitici, Bakıcı, Koruyucu Aile ve Sağlık Personeli

Çocuk üzerinde koruma, bakım ya da gözetim yükümlülüğü bulunan kişilerin bu konumlarını kötüye kullanarak suç işlemesidir. Öğretmen-öğrenci, doktor-hasta, vasi-vesayet altındaki kişi ilişkilerindeki güvenin ihlali bu hükmün özünü oluşturur.

TCK 103/3-e: Kamu Görevi veya Hizmet İlişkisinin Nüfuzunu Kötüye Kullanma

Kamu görevinin ya da işveren-çalışan ilişkisinin yarattığı otorite ve erişim imkânından yararlanılarak suçun işlenmesidir. Özel sektör çalışanları da hizmet ilişkisinin nüfuzunu kötüye kullanmaları halinde bu kapsamda değerlendirilebilir.

Cebir/Tehdit ve Silah Artırımı – TCK 103/4

TCK 103/4’teki artırım iki farklı durum için öngörülmüştür. Bu fıkra, TCK 103/3 ile birlikte uygulandığında toplam artırım oranını belirlemek açısından özellikle önem kazanır.

Durum Mağdur Grubu Artırım
Cebir veya tehdit ile cinsel istismar TCK 103/1-a (15 yaşından küçük) +1/2 oranında
Silah kullanarak cinsel istismar TCK 103/1-b (15-17 yaş + cebir/tehdit/hile grubu) +1/2 oranında

Dikkat Edilmesi Gereken Nokta: TCK 103/3 ve TCK 103/4 artırımları aynı anda uygulandığında her biri temel ceza üzerinden ayrı ayrı mı yoksa birleşik mi uygulanacağı Yargıtay içtihadıyla netlik kazanmıştır. Yargıtay, her iki halin bir arada bulunması durumunda önce temel ceza belirlenerek TCK 103/3 artırımı yapılmasını, ardından bu artırımlı ceza üzerinden TCK 103/4 artırımının uygulanmasını kabul etmemekte; her iki artırımın temel ceza üzerinden ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini içtihat etmektedir.

Ağır Neticeler: Kasten Yaralama, Ölüm ve Bitkisel Hayat (TCK 103/5-6)

TCK 103/5 – Kasten Yaralama Ağır Neticeleri

Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine (kemik kırığı, organ kaybı vb.) yol açması halinde cinsel istismar cezasına ek olarak TCK 87 kapsamındaki kasten yaralama hükümleri de ayrıca uygulanır. Bu iki suç gerçek içtima çerçevesinde birlikte cezalandırılır.

TCK 103/6 – Mağdurun Ölümü veya Bitkisel Hayata Girmesi

Suç sonucu mağdurun hayatını kaybetmesi ya da bitkisel hayata girmesi halinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. Neticenin doğrudan suçla illiyet bağı taşıması gerekir; tamamen bağımsız bir nedenden kaynaklanan ölüm bu kapsamda değerlendirilemez.

TCK 102, TCK 103 ve TCK 104 Karşılaştırması

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda bu üç madde arasındaki sınır uygulamada en sık tartışılan konular arasındadır. Suçun doğru nitelendirilmesi, hem sanık hem mağdur açısından hayati sonuçlar doğurur.

Kriter TCK 102 – Cinsel Saldırı TCK 103 – Cinsel İstismar TCK 104 – Reşit Olmayan
Mağdur yaşı 18 ve üzeri (yetişkin) 0-14 her hal; 15-17 koşullu 15-17 yaş
Rızanın etkisi Rıza varsa suç yok 15 altı: rıza geçersiz; 15-17: rıza koşula bağlı Rıza var, suç oluşur
Cebir/tehdit zorunlu mu? Evet (rıza yokluğunu ispat) 15 altı: hayır; 15-17: evet Hayır
Sarkıntılık cezası 2-5 yıl hapis 3-8 yıl hapis Uygulanmaz
Basit temas cezası 5-10 yıl hapis 8-15 yıl hapis
Penetrasyon cezası Min 12 yıl Min 16 yıl (12 yaş altı: min 18) Uygulama farklı
Şikayet TCK 102/1 şikayete bağlı Resen (sarkıntılık-çocuk istisna) Şikayete bağlı

Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma

Konu Uygulama
Genel kural Resen soruşturulur – şikayet aranmaz
İstisna: sarkıntılık + fail çocuk Şikayete bağlı (mağdur, velisi veya vasisi)
Uzlaştırma Uygulanamaz
Zamanaşımı (genel) 15 yıl (ağır ceza mahkemesi kapsamı)
Zamanaşımı (mağdur reşit değilse) 18 yaşı doldurduğu tarihten itibaren başlar
Görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi

Zamanaşımı ve Mağdurun Reşit Olmaması: TCK 103 kapsamındaki suçlarda zamanaşımı, mağdurun 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu düzenleme; çocukluk döneminde yaşanan ve o dönemde bildirilemeyecek olan suçların yıllar sonra da kovuşturulabilmesini sağlar. Pek çok cinsel istismar vakasında travmanın gecikmeli fark edilmesi ya da bildirilmesi göz önüne alındığında bu hükmün önemi açıktır.

HAGB, Erteleme ve İnfaz Rejimi

Seçenek Uygulama
HAGB Uygulanamaz (ceza yüksek; cinsel suç kategorisi)
Erteleme Uygulanamaz
Adli para cezasına çevirme Uygulanamaz
Uzlaştırma Uygulanamaz
Koşullu tahliye Cezanın 2/3’ü infaz edilmeli
Denetimli serbestlik Koşula bağlı, cinsel suçlarda kısıtlıdır

Yargıtay Kararları - Emsal İçtihatlar
Yargıtay Kararları – Emsal İçtihatlar

Yargıtay Kararları – Emsal İçtihatlar

Aşağıdaki Yargıtay kararları; TCK 103 uygulamasında belirsizlik taşıyan ve rakip sitelerin büyük çoğunluğunun yüzeysel geçtiği meseleleri somutlaştırmaktadır.

Yargıtay CGK – 2014/14-56 E., 2014/195 K. (Rızanın Geçersizliği ve 15 Yaş Sınırı)

15 yaşını tamamlamamış mağdurun cinsel fiilin mahiyetini kavrayacak olgunluğa sahip olmadığı, dolayısıyla “rızası” olduğu savunmasının hukuken değer taşımadığı Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından açıkça hükme bağlanmıştır. Bu karar; failin “mağdur istedi” veya “birlikte istedik” savunmasını TCK 103 yargılamalarında geçersiz kılmakta ve bu savunmaya dayanılarak verilecek beraat kararlarının bozulması gerektiğini ortaya koymaktadır. Korunan değerin kişisel özgürlük değil çocuğun sağlıklı gelişimi olduğu da bu kararda vurgulanmaktadır.

Yargıtay 14. CD – 2018/8134 E., 2019/6231 K. (Sarkıntılık ile Basit İstismar Ayrımı)

Sanığın mağdureye anlık ve kısa süreli dokunması sarkıntılık; aynı bölgeye uzun süreli, baskılı ve ısrarlı temas ise sarkıntılık sınırını aşan basit cinsel istismar olarak nitelendirilmektedir. Yargıtay bu davada; dokunmanın süresini, yoğunluğunu ve failin durumu değiştirme çabasını birlikte değerlendirerek alt mahkemenin sarkıntılık değerlendirmesini hatalı bulmuş ve basit cinsel istismardan mahkûmiyet için bozma kararı vermiştir. Sarkıntılık-istismar sınırının tespitinde ani/kısa = sarkıntılık, süregelen/ısrarlı = istismar formülü bu kararda somutlaşmıştır.

Yargıtay 14. CD – 2020/2119 E., 2021/4897 K. (Birden Fazla Kişi TCK 103/3-a)

TCK 103/3-a kapsamındaki “birden fazla kişi tarafından birlikte işlenme” nitelikli halinin oluşabilmesi için tüm faillerin suçun icra hareketlerine fiilen katılması gerekmektedir. Bu davada sanıklardan birinin yalnızca gözetleme görevi üstlendiği, fiili cinsel eylemde bulunmadığı anlaşılmış; Yargıtay, gözetleyicinin TCK 103/3-a kapsamında değil asli fail olarak değil, yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiğine hükmetmiştir. Bu ayrım, nitelikli hal artırımının uygulanma koşullarını somutlaştırmaktadır.

Yargıtay CGK – 2019/14-671 E., 2020/85 K. (Öğretmenin Öğrenciye İstismarı – TCK 103/3-d)

TCK 103/3-d kapsamında “eğitici” olarak tanımlanan öğretmenin, öğrencisine karşı işlediği cinsel istismar eyleminin nitelikli hal oluşturduğu Ceza Genel Kurulu tarafından teyit edilmiştir. Bu kararda kritik olan nokta; güven ilişkisinin kötüye kullanılmasının artırımın gerekçesini oluşturduğu ve sanığın “görevini yapmıyordu” ya da “okul saati dışıydı” savunmalarının bu nitelikli hali ortadan kaldırmadığıdır. Eğitici-öğrenci ilişkisinin devam ettiği süre boyunca güven bağının varlığı kabul edilmektedir.

Yargıtay 14. CD – 2021/7654 E., 2022/5341 K. (Mağdurun Beyanı ve Tanık Destekli Mahkûmiyet)

Cinsel istismar davalarında mağdurun tutarlı ve istikrarlı beyanının mahkûmiyet için yeterli olabileceği; ancak beyanın çelişkili kalması halinde destekleyici delillerin (tanık, adli tıp raporu, dijital kayıt) aranması gerektiği bu kararda açıkça ortaya konulmuştur. Mağdur çocuğun beyanındaki olası küçük tutarsızlıkların, yaşadığı travmadan kaynaklanabileceği ve bu tutarsızlıkların tek başına beraata yol açmaması gerektiği de vurgulanmıştır. Yargıtay; adli tıp raporunun “fiilin gerçekleştiğine dair tıbbi bulgu mevcut değil” ifadesinin tek başına beraat gerekçesi oluşturamayacağını, pek çok cinsel istismar eyleminin herhangi bir fiziksel iz bırakmadığını içtihat etmektedir.

Yargıtay 14. CD – 2022/3198 E., 2023/1540 K. (Dijital Ortam ve TCK 103 Kapsamı)

Görüntülü arama yoluyla çocuktan müstehcen görüntü talep edilmesi, teşhir yapılması ya da çocuğun cinsel içerikli eyleme yönlendirilmesi, suçun fiziksel temas içermesi gerekmediği ilkesi çerçevesinde TCK 103 kapsamında değerlendirilebilir. Bu karar; dijital ortamda gerçekleştirilen cinsel istismar eylemlerinin TCK 103’ün uygulama alanına girip girmeyeceği konusundaki tartışmayı netleştirmesi bakımından günümüz pratiği için büyük önem taşımaktadır. Sanığın “fiilen dokunmadım” savunması bu davada reddedilmiştir.


Sık Sorulan Sorular

Çocukların cinsel istismarı suçu (TCK 103) nedir?
TCK 103; 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı her türlü cinsel davranışı ve 15-17 yaş arası çocuklara karşı cebir, tehdit veya hile ile gerçekleştirilen cinsel davranışları suçlar. Temel ceza; sarkıntılıkta 3-8 yıl, basit cinsel istismarda 8-15 yıl, vücuda organ/cisim sokulmasında en az 16 yıl hapistir. Suç re’sen soruşturulur; çocuğun rızası 15 yaş altında hukuken geçersizdir.
TCK 103’te yaş sınırları nasıl işler?
Üç ayrı yaş grubu öngörülmüştür: 12 yaş altı (en ağır alt sınırlar: sarkıntılık min 5 yıl, istismar min 10 yıl, organ/cisim min 18 yıl), 12-14 yaş arası (genel alt sınırlar geçerli), 15-17 yaş arası (yalnızca cebir, tehdit veya hile ile TCK 103 uygulanır; aksi halde TCK 104 değerlendirilir). Mağdurun gerçek yaşının adli kayıtlarla kesin olarak tespiti her davada zorunludur.
Çocuğun rızasının hukuki önemi var mı?
15 yaşını tamamlamamış çocukların rızası hukuken geçersizdir; bu yaş grubunda rıza olup olmadığına bakılmaksızın her türlü cinsel davranış suçtur. 15-17 yaş grubunda ise rıza; cebir, tehdit veya hile yoksa suçun oluşmasını engeller (TCK 104 devreye girer). Yargıtay, “mağdur istedi” savunmasını 15 yaş altı davalarda tutarlı biçimde reddetmektedir.
Sarkıntılık ile cinsel istismar arasındaki fark nedir?
Sarkıntılık; ani, kısa süreli ve yüzeysel nitelikteki cinsel davranışlardır. Basit cinsel istismar ise sarkıntılık sınırını aşan, daha yoğun ve uzun süreli temas içeren ancak penetrasyon olmayan eylemlerdir. Bu sınır her davada Yargıtay içtihadı çerçevesinde somut olarak belirlenir. Ayrımın önemi; sarkıntılıkta failin çocuk olması halinde kovuşturmanın şikayete bağlanmasıdır.
TCK 103’te nitelikli haller nelerdir?
TCK 103/3 kapsamında beş nitelikli hal cezayı yarı oranında artırır: birden fazla kişi tarafından birlikte işlenme, toplu yaşam ortamından yararlanma, kan/kayın hısımlığı ve üvey akraba, vasi/eğitici/bakıcı/sağlık personeli ve kamu görevinin kötüye kullanılması. TCK 103/4’te ise 15 yaş altına karşı cebir/tehdit kullanılması ve 15-17 yaş grubuna karşı silah kullanılması ek artırım gerektirir.
TCK 103 davasında HAGB veya erteleme uygulanır mı?
Hayır. Çocukların cinsel istismarı suçunda ceza miktarlarının yüksekliği ve suçun niteliği nedeniyle HAGB, erteleme, adli para cezasına çevirme ve uzlaştırma uygulanamaz. Koşullu tahliye için cezanın 2/3’ünün fiilen infaz edilmesi gerekir. Görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.

Ankara Ceza Avukatı – TCK 103 Davalarında Hukuki Destek

Çocukların cinsel istismarı davaları; mağdur beyanının değerlendirilmesi, adli tıp raporunun yorumlanması, yaş tespitinin hukuki sonuçları, nitelikli hallerin titizlikle irdelenmesi ve suç vasfının TCK 102, 103, 104 arasında doğru belirlenmesi bakımından özel uzmanlık gerektiren en hassas ceza davalarıdır. Hem mağdur ailesi temsili hem sanık savunması açısından ilk aşamadan itibaren uzman bir ceza avukatıyla çalışmak davanın seyrini doğrudan belirler.

Ankara merkezli ceza hukuku büromuz, TCK 103 kapsamındaki davalarda kapsamlı hukuki destek sunmaktadır.

Avukata Sor

Çocukların cinsel istismarı davanız için hukuki görüş almak, savunma stratejisi oluşturmak ya da mağdur ailesi olarak haklarınızı öğrenmek istiyorsanız bizimle iletişime geçin.

Ankara Ceza Avukatı
Ankara Avukat

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir