Anlaşmalı Boşanma Protokolü

Anlaşmalı Boşanma Protokolü: Maddeleri ve Örneği | 2026

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nedir? Anlaşmalı boşanma protokolü; eşlerin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi kapsamında boşanmaya, evlilik birliğinin mali sonuçlarına ve varsa çocukların velayet düzenlemesine ilişkin karşılıklı iradelerini belgeleyen yazılı sözleşmedir. Protokol olmaksızın anlaşmalı boşanma gerçekleşmez; mahkeme taraflar arasındaki uzlaşmanın tüm konuları kapsamasını ve irade serbestisini denetler. Protokolde eksik, muğlak ya da çocuk menfaatine aykırı bir düzenleme varsa hâkim değişiklik isteyebilir; dava çekişmeliye dönüşebilir.

Hukuki Dayanak

TMK m.166/3 – Anlaşmalı Boşanma

Evlilik Süresi Şartı

En az 1 yıl evli olmak

Bizzat Başvuru

İkisi birlikte veya biri diğerinin açtığı davayı kabul

Protokol Şekli

Yazılı; imzalı; her konuyu kapsamalı

Hâkim Onayı

Zorunlu – onay olmadan protokol geçersiz

Nafaka

Her yıl TÜFE ile güncellenmeli

İbra

Gayrikabili rücu – geri dönülemez

Görevli Mahkeme

Aile Mahkemesi (Ankara’da 2-50. Aile)

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nedir? Hukuki Dayanağı

Anlaşmalı boşanma protokolü; eşlerin evlilik birliğini sona erdirme, boşanmanın mali sonuçlarını ve çocukların geleceğini düzenleme konusundaki ortak iradelerini belgelemek amacıyla kaleme aldıkları yazılı belgedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca; evlilik birliğinin en az bir yıl sürmüş olması ve eşlerin birlikte mahkemeye başvurması ya da birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi halinde anlaşmalı boşanma mümkündür.

Protokolün hukuki gücü, mahkemenin onayından gelir. Hâkim, tarafların protokolü özgür iradesiyle imzaladığına ve içeriğin adil olduğuna kanaat getirirse protokolü aynen onaylar ya da gerekli gördüğü değişiklikleri isteyebilir. Onaylanan protokol kesin hüküm niteliği taşır.

Anlaşmalı Boşanma Şartları: Kimler Başvurabilir?

  • En az 1 yıl evlilik: Evlilik birliğinin nikah tarihinden itibaren en az 1 yıl sürmüş olması zorunludur. Bu süre doldurulmadan anlaşmalı boşanma davası açılamaz; açılırsa reddedilir.
  • Birlikte başvuru veya kabul: Her iki eş birlikte dava açabileceği gibi, taraflardan biri dava açıp diğeri bu davayı mahkemede kabul ederek de anlaşmalı boşanma gerçekleşebilir.
  • Bizzat duruşmaya katılım: Taraflar duruşmaya bizzat katılmak ve hâkimin huzurunda beyanlarını teyit etmek zorundadır. Duruşmaya katılmayan taraf için dava ileri bir tarihe ertelenir.
  • Tam ve özgür irade: Protokolün herhangi bir baskı altında imzalanmaması gerekir. Hâkim bu özgürlüğü duruşmada bizzat denetler.

Protokolün Şekil Şartı ve Hâkimin Denetim Yetkisi

Anlaşmalı boşanma protokolü için kanunda kesin bir şekil şartı öngörülmemiştir; ancak uygulamada mahkemeler her zaman yazılı ve imzalı bir protokol talep etmektedir. Sözlü uzlaşma yeterli değildir.

TMK m.166/3’ün ikinci cümlesi hâkime önemli bir denetim yetkisi tanır: hâkim, protokolün çocukların menfaatini zedelediğini ya da taraflardan birinin aleyhine ağır koşullar içerdiğini tespit ederse re’sen değişiklik yapabilir. Taraflar bu değişiklikleri kabul etmek zorundadır; aksi hâlde anlaşmalı boşanma gerçekleşmez ve dava çekişmeli boşanmaya dönüşebilir.

Hâkimin Protokolü Onaylamaması: Uygulamada en sık karşılaşılan ret nedenleri şunlardır: velayet düzenlemesinin çocuğun üstün yararını gözetmemesi; nafaka miktarının gerçek ihtiyaçlarla bağdaşmaması; bir tarafın mal rejimi tasfiyesinden haksız biçimde mahrum bırakılması; “ibra” ifadesinin hukuki sonuçlarının taraflarca kavranmadan kullanılması. Her biri protokolün yeniden kaleme alınmasını zorunlu kılar.

Protokolde Yer Alması Gereken Maddeler

Bir anlaşmalı boşanma protokolünün geçerli ve mahkemece onaylanabilir olması için şu konuları eksiksiz kapsaması gerekir:

Konu Açıklama Zorunlu mu?
Boşanma iradesi Tarafların TMK 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanmayı kabul beyanı Evet
Velayet Müşterek çocuk varsa kime bırakıldığı; ortak velayet de mümkündür Çocuk varsa evet
Kişisel ilişki Çocukla görüşme günleri, saatleri, tatil düzenlemeleri Çocuk varsa evet
İştirak nafakası Çocuk için aylık ödeme; TÜFE artış kaydı Çocuk varsa evet
Yoksulluk nafakası Eşlerden birine ödenecek destek nafakası veya nafaka talep edilmeyeceği beyanı Tercihli; ancak açıkça belirtilmeli
Maddi-manevi tazminat TMK 174 uyarınca tazminat miktarı veya talepten feragat Tercihli; ancak açıkça belirtilmeli
Mal rejiminin tasfiyesi Edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında katılma alacağı; tapu ve araç devri Kuvvetle önerilir
Ziynet ve ev eşyaları Kimin ne aldığı veya karşılıklı talepten vazgeçildiği Kuvvetle önerilir
Soyadı Kadının boşanma sonrası kullanacağı soyadı Tercihli
Yargılama giderleri Kimin ne kadar ödeyeceği veya her tarafın kendi masrafını üstlendiği Tercihli
İbra Tarafların birbirini gayrikabili rücu ibraladığı beyanı Kuvvetle önerilir

Avukata Sor

Anlaşmalı boşanma protokolünüzün mahkemece onaylanmasını ve ileride hak kaybı yaşamamanızı sağlamak için profesyonel hukuki destek alın.

Ankara Avukat
Hizmetlerimiz

Anlaşmalı Boşanma ve Mal Rejiminin Tasfiyesi Protokolü Örneği
Anlaşmalı Boşanma ve Mal Rejiminin Tasfiyesi Protokolü Örneği

Anlaşmalı Boşanma ve Mal Rejiminin Tasfiyesi Protokolü Örneği

Aşağıdaki protokol taslağı, Av. Burak Mert Kaya tarafından gerçek dava deneyimine dayalı olarak hazırlanmış olup Ankara Aile Mahkemesi uygulamalarına uygundur. Her dava kendi özgün koşullarını taşır; bu taslak bire bir kopyalanmadan önce mutlaka bir avukata incelettirin.

Anlaşmalı Boşanma ve Mal Rejiminin Tasfiyesi Protokolü
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 166/3 Kapsamında
TARAFLAR

Davacı: (T.C. Kimlik No: )

Davalı: (T.C. Kimlik No: )

KONU

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca tarafların evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle anlaşmalı olarak boşanmalarına, evlilik birliğinin mali sonuçlarına, mal rejiminin tasfiyesine ve tarafların birbirlerini gayrikabili rücu ibra etmelerine ilişkin şartları içeren protokoldür.

Taraflar, hür iradeleriyle, hiçbir baskı ve tesir altında kalmaksızın aşağıdaki hususlarda mutabakata varmışlardır.

MADDE 1 – BOŞANMA İRADESİ

Taraflar, evlilik birliğinin sürdürülmesinde hiçbir hukuki ve fiili yarar kalmadığını kabul ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi gereğince anlaşmalı olarak boşanmayı kabul ve beyan ederler.

MADDE 2 – MÜŞTEREK ÇOCUK VE VELAYET

Seçenek A (Çocuk yok): Tarafların evlilik birliği içerisinde dünyaya gelmiş müşterek çocukları bulunmamaktadır. Bu nedenle velayet, iştirak nafakası ve çocukla kişisel ilişki kurulması hususlarında düzenleme yapılmasına yer olmadığı taraflarca kabul edilmiştir.

Seçenek B (Çocuk var): Müşterek çocuk (T.C. Kimlik No: ) velayeti tarafların ortak kararıyla [Anneye / Babaya / Ortak Velayete] bırakılmıştır. Çocukla diğer ebeveyn arasında aşağıdaki şekilde kişisel ilişki tesis edilmiştir:

  • Her ayın 1. ve 3. haftası günü – saatleri arasında
  • Dini bayramların ilk günü [Anne / Baba] yanında
  • Yaz tatilinde süreyle diğer ebeveynde
MADDE 3 – MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİ

Seçenek A (Tazminat yok): Tarafların, evlilik birliğinin sona ermesi nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi kapsamında birbirlerinden geçmişe veya geleceğe yönelik hiçbir maddi ve manevi tazminat talebi bulunmamaktadır.

Seçenek B (Tazminat var): [Davacı/Davalı], [Davalı/Davacı]’ya boşanma nedeniyle TL (Yazıyla: Türk Lirası) maddi ve/veya manevi tazminat ödemeyi kabul etmiştir. Bu ödeme boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren gün içinde IBAN no’lu hesaba yapılacaktır.

MADDE 4 – NAFAKA TALEPLERİ

Seçenek A (Nafaka yok): Taraflar, boşanma süreci ve sonrasına ilişkin olarak birbirlerinden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi kapsamında yoksulluk nafakası veya tedbir nafakası adı altında herhangi bir talepte bulunmayacaklarını gayrikabili rücu olarak kabul ve taahhüt ederler.

Seçenek B (İştirak + Yoksulluk nafakası): [Davacı/Davalı], boşanmanın kesinleştiği tarihten itibaren her ayın . günü;

  • Müşterek çocuk için iştirak nafakası olarak TL
  • Diğer eş için yoksulluk nafakası olarak TL

ödemeyi kabul etmiştir. Bu miktarlar her yıl Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan TÜFE oranında artırılacaktır.

MADDE 5 – ZİYNET EŞYALARI VE EV EŞYALARI

Taraflar, evlilik birliği içinde edinilen ziynet eşyaları ile ortak hanede bulunan ev eşyalarının paylaşımı hususunda tam mutabakata varmışlardır. Tarafların birbirlerinden başkaca ziynet eşyası, çeyiz senedine bağlı alacak veya ev eşyası talebi bulunmamaktadır.

MADDE 6 – MAL REJİMİNİN TASFİYESİ (ÖZEL HÜKÜMLER)

Taraflar, evlilik birliği içerisinde edinilmiş olan mal varlıklarının tasfiyesi hususunda aşağıdaki şekilde kesin olarak anlaşmışlardır:

6.1. Taraflar adına kayıtlı ve evlilik birliği içerisinde edinilmiş tek mal varlığı, model marka, plakalı araçtır.

6.2. İşbu araç, anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesini müteakip [Davacı / Davalı]’ya devredilecek olup mülkiyet tamamen [Davacı / Davalı]’a ait olacaktır.

6.3. Bu devire karşılık olarak [Davalı / Davacı], [Davacı / Davalı]’a nakit ve peşin olarak TL ödeme yapacaktır. Bu bedel boşanma kararının kesinleştiği tarihte defaten ödenecektir.

6.4. Kapsamlı İbra: Yukarıda belirtilen devir ve ödeme ile birlikte taraflar, mal rejiminin tasfiyesini eksiksiz tamamladıklarını kabul ederek birbirlerini bu hususta gayrikabili rücu olarak ibra ederler.

MADDE 7 – PROTOKOLÜN KESİN HÜKÜM NİTELİĞİ

Taraflar, işbu protokolün mahkemece onaylanması ile birlikte kesin hüküm teşkil edeceğini bilmekte ve kabul etmektedirler. Bu protokolde düzenlenmiş konular bakımından taraflar birbirlerinden ayrıca hiçbir talepte bulunamaz.

MADDE 8 – YARGILAMA GİDERLERİ VE VEKALET ÜCRETİ

Tarafların işbu boşanma davası nedeniyle birbirlerinden yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti talebi bulunmamaktadır. Her taraf kendi yaptığı masrafı üzerinde bırakacaktır.

SONUÇ VE İSTEM

İşbu 8 (sekiz) maddeden ibaret Anlaşmalı Boşanma Protokolü, taraflarca hiçbir baskı altında kalınmaksızın, serbest iradeleriyle okunmuş, kabul edilmiş ve tarihinde imza altına alınarak Aile Mahkemesi’ne sunulmuştur.

Davacı

Ad Soyad – İmza

Davalı

Ad Soyad – İmza

Önemli Uyarı: Yukarıdaki protokol bir taslaktır; somut davanıza doğrudan uygulanmamalıdır. Protokolde yer alan “gayrikabili rücu ibra” ifadesi mahkeme onayının ardından geri alınamaz sonuçlar doğurur. Hak kaybı yaşamamak için bu taslağı kullanmadan önce mutlaka bir aile hukuku avukatıyla görüşün.

Velayet ve Kişisel İlişki Düzenlemesi

Mahkemenin protokolde en titiz incelediği bölüm velayet düzenlemesidir. Hâkim, velayetin çocuğun üstün yararına hizmet edip etmediğini salt tarafların beyanına göre değil; çocuğun yaşı, eğitim durumu ve sosyal çevresi gibi somut olgulara dayanarak değerlendirir.

Kişisel İlişkide Dikkat Edilmesi Gerekenler

Görüşme günleri, saatleri, teslim noktası ve taşıma sorumluluğu açıkça belirtilmelidir. “Uygun zamanlarda” ya da “anlaşıldığında” gibi muğlak ifadeler ileride uyuşmazlığa zemin hazırlar. Bayram, yaz tatili ve okul tatili düzenlemeleri de ayrı ayrı yazılmalıdır.

Ortak Velayet

Türkiye’de anlaşmalı boşanmada ortak velayet mahkemece onaylanabilir; ancak hâkim her somut davada çocuğun üstün yararını değerlendirir. Ortak velayetin işleyebilmesi için tarafların aynı şehirde yaşaması ve iletişimin sağlıklı yürütülebileceğinin ortaya konulması önemlidir.

Nafaka: Yoksulluk, İştirak ve TÜFE Artışı

Protokolde nafakaya ilişkin iki temel kural pratikte büyük hak kayıplarına yol açmaktadır: nafakadan “tamamen vazgeçildiği” beyanı ve TÜFE güncellemesinin protokole yazılmaması.

  • Yoksulluk nafakası (TMK m.175): Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş için öngörülür. Protokolde açıkça düzenlenmezse boşanma sonrasında ayrı bir davayla talep edilebilir; ancak bu davalarda ispat yükü ağırlaşır.
  • İştirak nafakası (TMK m.182): Çocukla yaşamayan ebeveynin çocuğun giderlerine katılımını sağlar. Velayet hangi tarafa verilirse verilsin bu düzenlemenin protokolde yer alması zorunludur.
  • TÜFE güncellemesi: Nafaka miktarının her yıl TÜFE oranında güncelleneceğinin protokole yazılması; ileride yeniden nafaka artırım davası açma zorunluluğunu ortadan kaldırır.

Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Protokoldeki Yeri

Evlilik süresince geçerli olan yasal mal rejimi, Türkiye’de edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m.202). Boşanmayla bu rejim sona erer ve eşlerin evlilik süresince birlikte katkıda bulunduğu mallar üzerinde katılma alacağı hakkı doğar.

Protokole mal rejimi tasfiyesi maddesi eklenmemesi; boşanma sonrasında ayrı bir katılma alacağı davası açılmasının önünü açar. Bu nedenle araç, taşınmaz, banka hesabı, hisse senedi ve işyeri gibi edinilmiş malların protokolde tek tek belirlenmesi ve tasfiyenin “gayrikabili rücu ibra” ifadesiyle sonuçlandırılması ilerleyen yıllardaki uyuşmazlıkları önler.

Maddi ve Manevi Tazminat (TMK m.174)

TMK’nın 174. maddesi; boşanmada kusursuz ya da daha az kusurlu olan eşe, mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen taraf için maddi; kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf için manevi tazminat hakkı tanır. Bu hak kullanılabilir de vazgeçilebilir de; ancak protokolde tercih açıkça belirtilmelidir.

Dikkat: Tazminattan vazgeçilmesi de en az tazminat talep edilmesi kadar önemli bir karardır. Boşanmada kusurlu bulunan tarafa karşı ilerleyen süreçte tazminat davası açılmak istenirse protokolde bu haktan feragat edilmiş olması artık bunu engeller. Karar verilmeden önce somut durumun bir avukatla değerlendirilmesi şarttır.

İbra Nedir? Protokoldeki Önemi

“Gayrikabili rücu ibra” (geri alınamaz vazgeçme); tarafların birbirlerinden, protokolde düzenlenen konular bakımından artık hiçbir talepte bulunamayacağını beyan etmesidir. Protokolün sonuç bölümüne eklenen bu ifade, mahkeme onayından sonra kesin bağlayıcılık kazanır.

İbra ifadesinin hangi konuları kapsadığı çok önemlidir. “Her türlü talep ve hakkımdan vazgeçtim” gibi geniş kapsamlı bir ibra, mal rejimi tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağını da kapsadığı şeklinde yorumlanabilir. Bu nedenle ibra maddesinin neleri kapsadığının ve neleri kapsamadığının açıkça yazılması gerekir.

Protokole Sonradan İtiraz Edilebilir mi?

Konu Sonradan Değiştirilebilir mi? Açıklama
Velayet Evet – koşullar değişirse Çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa yeni dava açılabilir
İştirak nafakası Evet – koşullar değişirse Çocuğun ihtiyaçları veya tarafların geliri değişirse güncelleme talep edilebilir
Yoksulluk nafakası Sınırlı – koşullara bağlı Kaldırma veya artırma için somut değişiklik kanıtlanmalıdır
Mal rejimi tasfiyesi (ibra) Kural olarak hayır Kesinleşen mahkeme kararı bağlayıcıdır; hile, aldatma veya esaslı hata halleri istisna
Tazminat (ibra ile) Hayır Onaylanan protokolde tazminattan feragat geri alınamaz

Protokol Hazırlarken Yapılan Kritik Hatalar
Protokol Hazırlarken Yapılan Kritik Hatalar

Protokol Hazırlarken Yapılan Kritik Hatalar

Muğlak Kişisel İlişki Düzenlemesi

“Makul sürelerde görüşme” veya “anlaşıldığında” gibi ifadeler uygulamada işe yaramaz. Hâkim bu tür muğlak ifadeleri kabul etmeyebilir; uygulamada ise her görüşme öncesinde uyuşmazlık çıkar.

TÜFE Kaydının Unutulması

Nafaka miktarı belirlenir ama TÜFE güncellemesi yazılmaz. Birkaç yıl sonra reel değer eriyince yeniden artırım davası açılmak zorunda kalınır; bu hem zaman hem masraf demektir.

Mal Rejiminin Protokole Dahil Edilmemesi

Boşanma protokolü imzalanır ama katılma alacağı hesaplanmaz. Yıllarca süren ayrı bir mal paylaşımı davası açılır; kimi zaman boşanmanın kendisinden daha yıpratıcı bir sürece girilir.

İbranın Kapsamının Netleştirilmemesi

“Her türlü talep hakkımdan vazgeçiyorum” ifadesi; sonradan hatırlanan ziynet eşyaları, banka hesapları veya araçların da kapsandığı şeklinde yorumlanır ve mahkemede aleyhte delil olur.

Ödeme Takviminin Belirsiz Bırakılması

“En kısa sürede ödenecek” gibi ifadeler icra takibine konu edilemez. Ödeme tarihi, IBAN bilgisi ve gecikme faizinin ne olacağı açıkça yazılmalıdır.

Tapu ve Araç Devirlerinin Protokolde Belirsiz Kalması

Devir konusu mal açıkça tanımlanmaz (plaka, parsel no vb.) ve devir tarihi belirtilmezse boşanma sonrasında karşı tarafın devri geciktirmesi ya da reddetmesi halinde icraya başvurmak güçleşir.


Sık Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanma protokolü zorunlu mudur?
Evet. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için boşanmanın mali sonuçlarını, çocuk varsa velayet ve nafakayı kapsayan yazılı bir protokol hazırlanması ve mahkemeye sunulması zorunludur. Protokol olmaksızın anlaşmalı boşanma gerçekleşmez; mahkeme davayı çekişmeli boşanma olarak ele alır ya da reddeder.
Mahkeme protokolü reddedebilir mi?
Evet. Hâkim; tarafların boşanma kararında ve sonuçlarında özgür iradeleriyle hareket edip etmediğini, protokolün çocukların menfaatini gözetip gözetmediğini ve koşulların hakkaniyete uygun olup olmadığını denetler. Protokolde sorun saptarsa değişiklik talep edebilir. Taraflar değişikliği kabul etmezse dava çekişmeli boşanmaya dönüşür.
Anlaşmalı boşanma protokolüne sonradan itiraz edilebilir mi?
Protokol mahkemece onaylanıp karar kesinleştikten sonra mal paylaşımı ve tazminat gibi konulardaki ibra hükümleri kural olarak kesindir. Ancak velayet ve nafaka gibi çocuğu doğrudan etkileyen düzenlemeler; sonradan değişen koşullar (taşınma, gelir değişikliği, çocuğun tercihi vb.) gerekçesiyle yeniden yargı yoluna taşınabilir. Bu nedenle protokolün neleri kesin bağladığını önceden iyi anlamak kritik önem taşır.
Protokol avukatsız hazırlanabilir mi?
Hukuki olarak mümkündür; ancak kuvvetle tavsiye edilmez. Protokolde kullanılan “gayrikabili rücu ibra”, “katılma alacağından feragat” ve “tazminat taleplerinden vazgeçme” gibi ifadeler geri alınamaz sonuçlar doğurur. İnternetten indirilen bir şablona imza atarak ileride telafi edilemeyecek hak kayıpları yaşayan çok sayıda müvekkil büromuzda avukatlık desteğine başvurmuştur. Protokolün uzman bir aile hukuku avukatı tarafından kaleme alınması her zaman daha güvenlidir.
Anlaşmalı boşanmada mal rejimi tasfiyesi protokole dahil edilmeli midir?
Edilmesi kuvvetle tavsiye edilir. Tasfiye hükümlerinin protokolde açıkça düzenlenmesi ve gayrikabili rücu ibra ifadesiyle sonuçlandırılması; boşanma sonrasında doğabilecek ek katılma alacağı davalarının önüne geçer. Araç, taşınmaz veya banka hesabı gibi edinilmiş malların tek tek belirlenmesi ve devir takviminin yazılması ilerleyen yıllardaki uyuşmazlıkları büyük ölçüde önler.

Ankara Aile Hukuku Avukatı – Anlaşmalı Boşanma Protokolü Hazırlanması

Anlaşmalı boşanma süreci, birçok kişi tarafından “zaten anlaştık, hızlıca bitirelim” algısıyla değerlendirilmektedir. Oysa protokolde tek bir eksik ya da muğlak ifade; yıllarca süren nafaka, katılma alacağı veya velayet davalarına kapı aralayabilir. Büromuzda protokol hazırlık sürecinde; tarafların gerçek mal varlığı durumu değerlendirilmekte, katılma alacağı hesaplanmakta, velayet ve nafaka dengesi kurulmakta, ödeme ve devir takvimleri somutlaştırılmakta ve ibra maddelerinin kapsamı titizlikle belirlenmektedir.

Ankara’da aile mahkemelerinde uzun yıllar sürdürülen yargılama deneyimi; protokolün hem tarafların haklarını hem de mahkeme onayını güvence altına alacak biçimde hazırlanmasını sağlamaktadır.

Avukata Sor

Anlaşmalı boşanma protokolünüzün hazırlanması veya mevcut taslağın hukuki denetimi için bizimle iletişime geçin.

Ankara Avukat
Hizmetlerimiz

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir