Yağma (Gasp) Suçu ve Cezası

Yağma (Gasp) Suçu ve Cezası (TCK 148-149) Yargıtay Kararları | 2026

Yağma (Gasp) Suçu (TCK 148-149) Nedir? Yağma, halk arasında “gasp” olarak da bilinen; başkasına ait taşınır bir malın sahibinin rızası dışında cebir (fiziksel şiddet) veya tehdit kullanılarak alınmasıdır. Hırsızlıktan temel farkı, malın zor kullanılarak ya da gözdağı verilerek alınmasıdır. TCK 148 basit yağmayı 6-10 yıl hapis, TCK 149 nitelikli yağmayı ise 10-15 yıl hapis cezasıyla karşılar. Suç re’sen soruşturulur, katalog suç kapsamındadır ve uzlaştırma uygulanamaz. Kişinin gerçek bir alacağını cebir ya da tehditle tahsil etmesi de yağma suçunu oluşturur; ancak TCK 150/2 kapsamında önemli ceza indirimi yapılır.

Basit Yağma (TCK 148)

6 – 10 yıl hapis

Nitelikli Yağma (TCK 149)

10 – 15 yıl hapis

Hukuki Alacak İndirimi (TCK 150/2)

Basit: 2/3’e kadar indirim

Etkin Pişmanlık (TCK 168)

Soruşturmada 2/3, kovuşturmada 1/2 indirim

Şikayet

Resen – şikayet aranmaz

Tutuklama

Katalog suç – tutuklama mümkün

Uzlaştırma

Uygulanamaz

Zamanaşımı

15 yıl

TCK Madde 148 ve 149 – Tam Kanun Metni (Güncel)

Aşağıdaki metinler 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 148. ve 149. maddelerinin güncel halidir. Kanun metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.

TCK Madde 148 – Yağma(1) Bir kimseyi, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir şeyi teslim etmeye veya malvarlığı aleyhine bir işlem yapmaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisi veya başkası adına düzenlenmiş bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir belgeyi vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet düzenlenmesini kabul etmeye mecbur bırakılması halinde de bu madde hükmü uygulanır.

(3) Bu suçun işlenmesi sırasında ya da işlenmesi amacıyla kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

TCK Madde 149 – Nitelikli Yağma(1) Yağma suçunun;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,

e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,

h) Gece vakti,

işlenmesi halinde fail hakkında on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Yağma suçunun birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen silahla ya da bu maddenin birinci fıkrasının diğer bentlerinde yazılı hâllerin birden fazlasıyla birlikte işlenmesi durumunda verilecek ceza onbeş yıldan aşağı olmaz.

Yağma Suçu Nedir? Gasp ile Farkı ve Korunan Değer

Yağma suçu, halk arasında “gasp” olarak da anılmakta olup her ikisi de aynı fiili ifade etmektedir. Kanun terminolojisinde “yağma” kullanılmaktadır. Bu suç; başkasına ait taşınır bir malın, malın sahibinin ya da zilyedinin rızası dışında cebir ya da tehdit aracılığıyla alınmasıdır.

Yağma suçu TCK’nın “Malvarlığına Karşı Suçlar” başlığı altında yer alır. Korunan hukuki değerler birden fazladır: mülkiyet hakkı ve bedensel bütünlük/özgürlük. Hırsızlıktan farklı olarak yağmada mağdurun bizzat hedef alınarak kişi üzerinden baskı kurulması söz konusudur; bu nedenle cezası çok daha ağırdır.

Kriter Hırsızlık (TCK 141-142) Yağma (TCK 148-149)
Mağdurun bilgisi Genellikle bilgisi yok Bizzat hedef alınır
Cebir/tehdit Hayır Evet – zorunlu unsur
Ceza (basit hal) 1-3 yıl hapis 6-10 yıl hapis
Katalog suç Nitelikli hallerde Evet
Korunan değer Mülkiyet Mülkiyet + kişi özgürlüğü/bütünlüğü

Suçun Zorunlu Unsurları
Suçun Zorunlu Unsurları

Suçun Zorunlu Unsurları

Yağma suçunun oluşabilmesi için üç temel unsurun birlikte varlığı aranır:

  • Başkasına ait taşınır bir mal: Suçun konusu, failin mülkiyetinde olmayan ve zilyetliği başkasına ait taşınır bir maldır. Taşınmaz mallar kural olarak yağmanın konusu olamaz; ancak taşınmazın kullanımına zorlanma ya da senet imzalatma gibi haller 148/2 kapsamında değerlendirilebilir.
  • Cebir veya tehdit: Malı alma eylemini gerçekleştirmek için fiziksel şiddet ya da manevi baskı uygulanmış olmalıdır. Cebir ve tehdit, malı almanın aracıdır; sonradan yapılan cebir bu suçu değil kasten yaralama suçunu oluşturabilir.
  • Faydalanma kastı: Failin maldan yararlanma amacıyla hareket etmesi gerekir. Yargıtay içtihadına göre sahiplenme kastı değil, faydalanma kastı aranır; kullanma ya da bilgi edinme amacıyla alınan mal da bu kapsamdadır.

Yağma Suçunda Cebir – Fiziksel Şiddetin Sınırı

Cebir; kişinin bedenine yönelik fiziksel güç kullanmaktır. Yağma suçunda cebrin önemi, malın alınması ile bağlantısında yatmaktadır. Cebrin yoğunluğu ile ilgili Yargıtay’ın belirlediği bazı kritik sınırlar mevcuttur.

Basit Yaralama Yağmanın Unsuru Sayılır: Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre yağma amacıyla gerçekleştirilen basit nitelikteki yaralama eylemi, yağma suçunun unsuru içinde kalır ve ayrıca kasten yaralama suçundan mahkûmiyet verilmez. Ancak kasten yaralama suçunun ağır neticeleri (kemik kırığı, organ kaybı vb.) gerçekleşmişse TCK 148/3 uyarınca ayrıca kasten yaralama hükümleri de uygulanır.

Cebrin malı alma eyleminden önce veya eş zamanlı gerçekleşmesi gerekir. Malı aldıktan sonra yakalanan failin yaralamaya başvurması, yağmanın tamamlanmış olup olmadığına bağlı olarak hırsızlıktan yağmaya dönüşmeyi ya da ayrı suç oluşturmayı tetikleyebilir.

Yağma Suçunda Tehdit – Manevi Cebrin Kapsamı

TCK 148/1; tehdidin içeriğini açıkça sınırlamıştır. Yağma suçunu oluşturabilecek tehdit şu konulara ilişkin olmalıdır:

  • Kişinin veya yakınının hayatına yönelik saldırı
  • Kişinin veya yakınının vücut dokunulmazlığına yönelik saldırı
  • Kişinin veya yakınının cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı
  • Kişinin malvarlığı itibarıyla büyük zarara uğratılacağı tehdidi

Önemli Sınır – “Büyük Zarar” Ölçütü: Malvarlığı tehdidinin yağma suçunu oluşturabilmesi için tehdidin “büyük bir zarar” içermesi gerekir. Küçük ya da önemsiz maddi zarar tehdidi yağma değil, basit tehdit suçunu oluşturabilir. Bu ölçütün somut olayda nasıl değerlendirileceği her davada Yargıtay içtihadı çerçevesinde belirlenir.

Basit Yağma (TCK 148) – Senet Yağması Dahil

TCK 148/1, cebir veya tehdit kullanarak mağduru bir şeyi teslim etmeye ya da malvarlığı aleyhine bir işlem yapmaya mecbur kılmayı düzenler. TCK 148/2 ise özellikle senet yağmasını düzenleyen ve uygulamada önemli bir yere sahip olan ayrı bir kategoridir.

TCK 148/2 – Senet Yağması

Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun;

  • Kendisi veya başkası adına düzenlenmiş bir senedi vermesi,
  • Var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir belgeyi vermesi,
  • Böyle bir senedin alınmasına karşı koymamayı kabul etmesi,
  • İleride böyle bir senet düzenlenmesini kabul etmesi,

hallerinde de yağma suçu oluşur. Rakip sitelerin büyük çoğunluğunun yüzeysel geçtiği bu düzenleme; özellikle ticari ilişkilerde zorla senet imzalatma vakalarında belirleyici öneme sahiptir.

Nitelikli Yağma (TCK 149) – 8 Halin Ayrıntılı Analizi

TCK 149, yağma suçunun belirli koşullar altında işlenmesini çok daha ağır bir yaptırıma (10-15 yıl hapis) bağlar. AL modundaki yapıya uygun biçimde her nitelikli hal ayrı ayrı incelenmektedir.

a) Silahla İşlenme

Ateşli silah, bıçak, kesici-delici alet ya da yaralama kapasitesi olan herhangi bir nesnenin tehdit veya cebir aracı olarak kullanılmasıdır. Silahın fiilen kullanılması gerekmez; mağduru korkutmaya elverişli biçimde gösterilmesi yeterlidir. Bu bent diğer bentlerle birleşirse ceza 15 yılın altına inemez (TCK 149/2).

b) Kendini Tanınmayacak Hale Koyma

Failin maske, kıyafet değişikliği, yüz boyama veya başka yöntemlerle kimliğini gizlemesidir. Yargıtay, “tanınmayacak hale koyma”yı geniş yorumlamakta; yüzü örten her türlü araç bu kapsamda değerlendirilmektedir. Kasket ve eşarfla yüzü örtmek de yeterli kabul edilmektedir.

c) Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte

En az iki kişinin suçun icra hareketlerine birlikte katılmasıdır. Yalnızca gözetleme ya da destek görevi üstlenmek birlikte işleme sayılmaz; her failin fiili icra hareketlerine katılması gerekir. Suç örgütü varlığı aranmaz; anlık birliktelik yeterlidir.

d) Yol Kesmek, Konut veya İşyerinde İşlenme

Yol kesmek; mağdurun geçeceği güzergahı önceden belirleyerek bekleme ve durdurmayı kapsar. Konutta işlenme; failin mağdurun konutuna girerek ya da konut içindeyken yağma yapmasıdır. Yargıtay, “eklenti” kavramını geniş yorumlayarak güvenlik kulübesi ve bahçeyi de bu kapsamda saymaktadır.

e) Savunmasız Kişiye Karşı

Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesidir. Yaşlılık, hastalık, engellilik, sarhoşluk ya da geçici bilinç bozukluğu bu kapsamda değerlendirilebilir. Yargıtay bu hali dar yorumlayarak kişinin gerçekten savunmasız konumda olduğunun somut delillerle ortaya konulmasını aramaktadır.

f) Suç Örgütünün Korkutucu Gücünden Yararlanma

Var olan ya da var sayılan suç örgütünün toplumda yarattığı korku ve baskının sağladığı güçten yararlanmaktır. Failin bizzat o örgütün üyesi olması gerekmez; örgütün adını kullanarak mağdurun korkuya kapılmasını sağlaması yeterlidir. Bu bent, organize suç çevrelerinin adını kullanarak gasp yapılmasını özellikle kapsar.

g) Suç Örgütüne Yarar Sağlamak Amacıyla

Failin yağma eylemini belirli bir suç örgütünün çıkarına hizmet etmek amacıyla gerçekleştirmesidir. Failin örgüt üyesi olması gerekmez; amacın örgüte yarar sağlamak olması yeterlidir. Bu hal ile TCK 220 kapsamındaki örgüt üyeliği arasındaki ilişki her davada somut olarak irdelenmelidir.

h) Gece Vakti

TCK 6/1-e uyarınca gece vakti; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve güneşin doğmasından bir saat önce sona eren süredir. Gece vakti işlenmesi mağdurun hem yardım alma hem de failleri tanıma kapasitesini zayıflattığından nitelikli hal sayılmıştır.

TCK 149/2 – Silahla + Diğer Bent Birleşimi: Suçun silahla (bent a) ve diğer bentlerden en az biriyle birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza 15 yıldan aşağı olamaz. Bu düzenleme, silah + gece vakti, silah + birden fazla kişi gibi kombinasyonlarda ceza alt sınırını 10 yıldan 15 yıla yükseltmektedir. Savunmada bu kombinasyonun gerçekten oluşup oluşmadığı titizlikle incelenmelidir.

Avukata Sor

Yağma (gasp) davalarında hem sanık savunması hem mağdur temsili için erken hukuki destek almanız davanın seyrini doğrudan belirler.

Ankara Ceza Avukatı
Ankara Avukat

Hukuki Alacak Tahsili Amacıyla Yağma (TCK 150/2) – Rakiplerin Eksik Bıraktığı Konu

Uygulamada en sık tartışılan ve rakip sitelerin büyük çoğunluğunun yüzeysel ele aldığı bu mesele, özellikle borç-alacak ilişkilerinde son derece belirleyicidir.

Bir kişinin gerçekten var olan bir alacağını tahsil etmek amacıyla cebir veya tehdit kullanması, hukuki açıdan yağma suçunu oluşturur. Alacağın gerçek olması suçun oluşmasını engellemez; ancak TCK 150/2 uyarınca cezada önemli indirim sağlar.

Yağma Türü İndirim Oranı Uygulama Koşulu
Basit yağma (TCK 148) – hukuki alacak tahsili 2/3’e kadar indirim Alacağın gerçek ve mevcut olması
Nitelikli yağma (TCK 149) – hukuki alacak tahsili 1/2’ye kadar indirim Alacağın gerçek ve mevcut olması

Kritik Nokta – Başkasının Alacağını Tahsil: Kişinin başkasına ait bir alacağı tahsil etmek amacıyla yağma yapması durumunda TCK 150/2 indirimi uygulanmaz. Yargıtay bu ayrımı titizlikle uygulamakta; indirimden yalnızca failin kendi alacağı için hareket etmesi halinde yararlanılabileceğini içtihat etmektedir.

Hırsızlığın Yağmaya Dönüşmesi
Hırsızlığın Yağmaya Dönüşmesi

Hırsızlığın Yağmaya Dönüşmesi

Fail hırsızlık yaparken yakalanma tehlikesiyle karşılaştığında cebir veya tehdide başvurursa, bu eylem yağma suçuna dönüşür. Dönüşüm için aşağıdaki koşulların birlikte bulunması gerekir:

  • Hırsızlık suçu tamamlanmış ya da başlanmış olmalıdır.
  • Cebir veya tehdit; yakalanmamak, ele geçirilen malı muhafaza etmek ya da hırsızlık suçunun cezasından kurtulmak amacıyla uygulanmalıdır.
  • Cebrin hırsızlık suçuyla aynı mekânda veya kaçma sırasında gerçekleşmesi gerekir.

Bu durumda hırsızlık ve yağma suçları gerçek içtima ile ayrı ayrı değil; yalnızca yağma suçundan ceza verilir.

Suç Örgütü Yararına Yağma (TCK 149/1-g)

Failin yağma eylemini belirli bir suç örgütü adına ya da onun yararına gerçekleştirmesi bu nitelikli hali oluşturur. Bu bent ile TCK 220 kapsamındaki suç örgütü üyeliği suçu arasındaki fark belirleyicidir: örgüt yararına yağma suçu için örgüt üyesi olmak gerekmez; amacın örgüte fayda sağlamak olması yeterlidir. Sanığın hem yağma hem örgüt üyeliğinden yargılanması halinde gerçek içtima hükümleri uygulanır.

Etkin Pişmanlık (TCK 168) – Kapsamlı Analiz

TCK 168, yağma suçunda etkin pişmanlık imkânı tanımaktadır. Suçun ağırlığı göz önünde bulundurulduğunda bu indirim son derece belirleyici bir hukuki araçtır.

Etkin Pişmanlık Zamanlaması İndirim Oranı
Soruşturma başlamadan önce, zararı tamamen karşılama 2/3 oranında indirim
Kovuşturma başlamadan önce, zararı tamamen karşılama 1/2 oranında indirim
Kovuşturma aşamasında, mahkûmiyet öncesi, zararı tamamen karşılama 1/3 oranında indirim

Kısmi İade ve Etkin Pişmanlık: Yargıtay içtihadına göre malın kısmen iade edilmesi ya da zararın kısmen karşılanması etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için yeterli değildir. Tam iade ya da tam tazmin zorunludur. Satılan ya da üçüncü kişiye devredilen malın tam bedelinin ödenmesi durumunda etkin pişmanlık hükümleri yine de uygulanabilir.

Şikayet, Zamanaşımı ve Uzlaştırma

Konu Uygulama
Şikayet koşulu Resen soruşturulur – şikayet aranmaz
Şikayetten vazgeçmenin etkisi Kovuşturmayı durdurmaz
Uzlaştırma Uygulanamaz
Dava zamanaşımı 15 yıl
Tutuklama Katalog suç – mümkün
HAGB Uygulanamaz (ceza yüksek)
Erteleme Uygulanamaz (ceza yüksek)
Görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi

Yargıtay Kararları – Emsal Karar

Yargıtay 6. CD – Hukuki Alacak Tahsili: Eşin Bileziklerini Alma (TCK 150/2)

Bu davada sanık, eşinden olan nafaka alacağını tahsil etmek amacıyla eşinin boynundaki altın kolyeyi ve bileklerindeki altın bilezikleri zorla almıştır. Sanık, “bunlar zaten benim alacağıma karşılık” savunmasını ileri sürmüştür. Yargıtay 6. Ceza Dairesi bu kararında; sanığın gerçek bir alacağının varlığı nedeniyle TCK 148 uyarınca yağma suçundan ceza verilmekle birlikte TCK 150/2 kapsamında cezada 2/3’e kadar indirim yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Kritik içtihat noktası şudur: alacağın “kesinleşmiş mahkeme kararına” ya da “belgeye bağlı” olması zorunlu değildir; gerçekten var olan ve ispat edilebilir bir alacak ilişkisinin bulunması yeterlidir. Sanığın kendi alacağı için hareket ettiğinin somut delillerle desteklenmesi şartı da bu kararla pekiştirilmiştir.

Yargıtay 6. CD – Hırsızlığın Yağmaya Dönüşmesi: Motosikletle Çantayı Çekme

Bu davada sanıklar motosikletle mağdurun yanına yaklaşmış, yavaşlayarak mağdurun omzundan çantasını çekip almış ve kaçmışlardır. Yargıtay; motosikletin ani hareketi nedeniyle mağdurun sürüklenerek yere düşmesinin, malı almanın doğal sonucu olan cebir kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ve bu nedenle hırsızlık değil yağma suçunun oluştuğuna hükmetmiştir. Bu karar; cebrin bilinçli bir şiddet eylemi içermesinin zorunlu olmadığını, malı almanın kaçınılmaz sonucu olan fiziksel etki yaratmanın da cebir sayılabileceğini ortaya koyması bakımından emsal niteliğindedir. Aynı kararda; sanıkların motosikletle kaçma anında birlikte hareket etmesinin TCK 149/1-c kapsamında birden fazla kişiyle birlikte işleme nitelikli halini oluşturabileceği de tartışılmıştır.

Yargıtay 6. CD – Faydalanma Kastı Olmadan Alınan Telefon Yağma Sayılmaz

Sanık, sevgilisiyle yaşadığı tartışma sırasında kendisinin cep telefonunu almış olan sevgilisinin elindeki telefonu zorla geri almıştır. Yargıtay bu kararında; malı alma eyleminin yağma suçunu oluşturabilmesi için failin maldan “faydalanma kastı” taşıması gerektiğini teyit etmiştir. Bu davada sanık, kendi telefonu olan ve zaten üzerinde hak sahibi olduğu bir malı almış; başkasına ait bir maldan faydalanma kastı yoktur. Karar; “yağmada sahiplenme kastı değil faydalanma kastı aranır” ilkesini açıklamanın yanı sıra faydalanma kastının yokluğunun suçu ortadan kaldırabileceğini somutlaştırması bakımından önem taşımaktadır. Bununla birlikte kendisine ait hacizli bir malı cebir veya tehditle geri almanın yağma sayıldığı; çünkü bu durumda malın hukuken başkasının zilyetliğinde bulunduğu da bu kararda vurgulanmıştır.

Yargıtay 6. CD – Silahla Nitelikli Yağma: TCK 149/2 Alt Sınır Uygulaması

Sanık, silahlı olarak ve gece vakti mağdurun aracını durdurarak cüzdanını almıştır. Hem TCK 149/1-a (silahla) hem TCK 149/1-h (gece vakti) bentleri birlikte gerçekleşmiştir. Alt mahkeme 10 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası vermiştir. Yargıtay; TCK 149/2 uyarınca silah bendinin diğer bentlerden biriyle birleşmesi halinde cezanın 15 yıldan aşağı olamayacağını, alt mahkemenin bu zorunlu alt sınırı gözetmediğini belirlemiş ve kararı bozmuştur. Bu karar; savunmada TCK 149/2’nin uygulanıp uygulanmadığının titizlikle denetlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bendin somut olayda gerçekten oluşup oluşmadığı, özellikle silahın yağmanın unsuru olarak kullanılıp kullanılmadığı savunmada aktif biçimde tartışılmalıdır.

Yargıtay CGK – Zorla Senet İmzalatma ve Etkin Pişmanlık

Bu davada sanık, mağduru cebir kullanarak sahte bir borç senedi imzalatmış; ilerleyen süreçte senedin bir kısmını icra yoluyla tahsil etmeye çalışmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu kararında; TCK 148/2’nin uygulanabilmesi için senedin gerçek bir borç ilişkisini içermesinin zorunlu olmadığını, sahte ya da ilişkisiz bir borç için de zorla senet imzalatılmasının bu hükmü tetiklediğini açıkça ortaya koymuştur. Bunun yanı sıra etkin pişmanlık meselesinde kritik bir ilke belirlenmiştir: senet yağmasında etkin pişmanlıktan yararlanabilmek için senedin iade edilmesi ya da iptal ettirilmesi ya da senetten doğan tüm edimlerin karşılanması zorunludur. Senedin kısmen kullanılmış olması ve bu kısım için zarar doğmuşsa salt senedin iadesi etkin pişmanlık için yeterli sayılmaz; fiilen uğranılan zararın da karşılanması gerekir.


Sık Sorulan Sorular

Yağma (gasp) suçu nedir?
Yağma suçu; başkasına ait taşınır bir malın sahibinin rızası dışında cebir (fiziksel şiddet) veya tehdit kullanılarak alınmasıdır. Halkın “gasp” olarak bildiği eylemle aynıdır. TCK 148’de basit yağma 6-10 yıl hapis; TCK 149’da nitelikli yağma 10-15 yıl hapis cezasını gerektirir. Suç re’sen soruşturulur ve katalog kapsamındadır.
Nitelikli yağma suçunun cezası nedir?
TCK 149 kapsamında nitelikli yağmada temel ceza 10-15 yıl hapistir. Silahla ve diğer nitelikli hallerden biriyle birlikte işlenmesi halinde ceza 15 yılın altına inemez. Koşullu tahliye için cezanın 2/3’ünün infaz edilmesi gerekir. Etkin pişmanlık uygulanırsa ceza önemli ölçüde düşebilir.
Hukuki alacağı tahsil amacıyla yağma suç mu?
Evet. Gerçek bir alacak olsa dahi cebir ya da tehditle tahsil etmek yağma suçunu oluşturur. Ancak TCK 150/2 uyarınca indirim sağlanır: basit yağmada 2/3’e kadar, nitelikli yağmada 1/2’ye kadar indirim yapılabilir. Başkasının alacağı tahsil edilmişse bu indirim uygulanmaz.
Yağma suçunda etkin pişmanlık uygulanır mı?
Evet. TCK 168 uyarınca: soruşturma başlamadan önce 2/3 indirim, kovuşturmadan önce 1/2 indirim, mahkûmiyet öncesi 1/3 indirim uygulanır. Bunun için zararın tamamen karşılanması ya da malın tam olarak iade edilmesi gerekir. Kısmi iade etkin pişmanlık için yeterli değildir.
Yağma suçunda tutuklama olur mu?
Evet. Yağma suçu CMK 100/3 kapsamındaki katalog suçlar arasındadır. Bu durum tutuklama kararı verilmesini kolaylaştırır; somut tutuklama nedeninin (delil karartma, kaçma şüphesi) daha kolay kabul edilmesi sonucunu doğurur. Özellikle nitelikli yağmada ve suç örgütü bağlantısı bulunan davalarda tutuklama kararları yaygın olarak verilmektedir.
Yağma suçunda zamanaşımı ne kadar?
Yağma suçunda dava zamanaşımı 15 yıldır. Suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Nitelikli yağmada da aynı zamanaşımı uygulanır. 15 yıl içinde dava açılmazsa ceza kovuşturması zamanaşımı nedeniyle düşer.

Ankara Ceza Avukatı – Yağma (Gasp) Davalarında Hukuki Destek

Yağma suçu davaları; nitelikli halin tespiti, hırsızlık-yağma sınırının doğru kurulması, hukuki alacak indirimi (TCK 150/2) ile etkin pişmanlığın (TCK 168) savunmada zamanında ve etkin biçimde kullanılması bakımından özel uzmanlık gerektirmektedir. Hem sanık savunması hem mağdur temsili açısından davanın ilk aşamasından itibaren deneyimli bir ceza avukatıyla çalışmak sonucu doğrudan etkiler.

Ankara merkezli ceza hukuku büromuz TCK 148-149 kapsamındaki yağma davalarında kapsamlı hukuki destek sunmaktadır.

Avukata Sor

Yağma (gasp) davanız için hukuki görüş almak, savunma stratejisi oluşturmak ya da mağdur olarak haklarınızı öğrenmek istiyorsanız bizimle iletişime geçin.

Ankara Ceza Avukatı
Ankara Avukat

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir